Yangın aşamaları nelerdir, yangın zaman içinde hangi süreçlerden geçer ve bu aşamalar nasıl ilerler? Yangının başlangıçtan sönmeye kadar olan gelişimi.
Yangın, her şeyi yok etmeden önce üç ana aşamadan geçer: Başlangıç Aşaması, Söndürücülerin Kullanıldığı Aşama ve Kontrolden Çıkma Aşaması. Yangın aşamaları her adımda farklı müdahale stratejileri gerektirir. Kapalı alanlarda bir yangın ilk kıvılcımdan itibaren hızla büyüyebilir ve birkaç dakika içinde 600°C’yi aşabilir. Doğru müdahale yöntemi, tehlikenin hangi evrede olduğunun zamanında tespit edilmesine bağlıdır.
Başlangıçta alevler küçük ve kontrol edilebilir durumdadır. Söndürücülerin kullanıldığı evrede profesyonel ekipman gerekebilir. Kontrolden çıkma dönemine geçildiğinde ise bireysel müdahale artık mümkün değildir; tahliye ve itfaiye müdahalesi zorunlu hale gelir.
Üç dönemli yaklaşım, güvenlik eğitimlerinden bina tasarımına kadar tüm önlemlerin temelini oluşturur. Yangın aşamalarının karakteristik özellikleri, alınması gereken aksiyonları doğrudan belirler.
Yangının ortaya çıkmasına neden olan temel koşullar

Yanıcı madde, oksijen ve ısı ilişkisi
Yanma reaksiyonu için üç temel unsurun bir arada bulunması gerekir: yanıcı madde, oksijen ve ısı kaynağı. Yanma üçgeni olarak bilinen bu kombinasyonda herhangi birinin eksikliği reaksiyonu engeller. Atmosferdeki oksijen oranı yaklaşık %21’dir ve çoğu yanma için yeterlidir.
Yanıcı maddeler katı, sıvı veya gaz formunda olabilir. Katı maddeler önce ısınarak piroliz sürecine girer ve yanıcı gazlar açığa çıkararak tehlike riskini artırır. Sıvılar buharlaşarak, gazlar ise doğrudan hava ile karışarak yanıcı ortam oluşturur. Her malzemenin kendine özgü bir tutuşma sıcaklığı vardır; ahşap için bu değer 250-300°C aralığındadır.
Yangın sürecini başlatan etkenler
Tutuşma, açık alev, elektrik arkı, sürtünme ısısı veya kimyasal reaksiyon gibi çeşitli kaynaklardan başlayabilir. Elektrik tesisatı kaynaklı tutuşmalar bina yangınlarının önde gelen nedenlerinden biridir. Gevşek bağlantılar ve aşırı yüklenmeler, kablo izolasyonunun erimesine ve ardından tutuşmaya yol açar.
Kendiliğinden tutuşma da dikkat edilmesi gereken bir faktördür. Yağlı bezler, kömür tozu veya belirli kimyasallar, uygun koşullarda harici ısı kaynağı olmadan da yanmaya başlayabilir. Bu nedenle endüstriyel tesislerde malzeme depolama kuralları kritik öneme sahiptir.
Yangının başlangıç aşaması

İlk tutuşma ve alev oluşumu
Başlangıç, sürecin en kontrol edilebilir dönemidir ve üç dönemlik yapının ilk halkasını oluşturur. Alevler henüz küçük bir alanla sınırlıdır ve ortam sıcaklığı normal seviyelere yakındır. Yanma, tutuşma noktasındaki maddeye bağımlıdır ve yayılma hızı düşüktür.
İlk birkaç dakikada alev yüksekliği genellikle 30-50 cm aralığında kalır. Oksijen tüketimi sınırlıdır ve çevredeki malzemelere henüz sıçrama olmamıştır. Erken müdahale bu evrede yapılmalıdır ve eğitimli bir kişi durumu hızlıca değerlendirmelidir.
Erken duman ve gaz çıkışı
Yanma reaksiyonunun ilk ürünleri arasında karbon monoksit, karbon dioksit ve su buharı yer alır. Duman henüz yoğun değildir ancak tavana doğru yükselmeye başlar. Duman dedektörleri bu evrede alarm vererek erken uyarı sağlar.
Plastik malzemelerin yanması, hidrojen siyanür gibi zehirli gazlar açığa çıkarır. Bu gazlar düşük konsantrasyonlarda bile solunum yollarını tahriş eder. Erken uyarı sayesinde başlangıçta müdahale edilebilir veya güvenli tahliye gerçekleştirilebilir.
Yangının büyüme aşaması

Isı artışı ve alevlerin yayılması
Büyüme dönemi, söndürücülerin kullanıldığı kritik zaman dilimine denk gelir. Alevler başlangıç noktasından çevreye doğru hızla yayılır. Isı enerjisi radyasyon, konveksiyon ve iletim yoluyla komşu malzemelere aktarılır. Ortam sıcaklığı dakikalar içinde 200-400°C aralığına yükselir.
Taşınabilir söndürücüler bu evrede hala etkilidir. ABC tipi kuru kimyevi söndürücüler, çoğu sınıfta kullanılabilir. Ancak söndürücü kullanımı 30-60 saniye ile sınırlıdır; bu sürede kontrol sağlanamazsa tahliye başlatılmalıdır.
Ortam koşullarının hızla değişmesi
Oksijen tüketimi arttıkça odadaki hava kalitesi hızla bozulur. Görüş mesafesi duman nedeniyle 3-5 metrenin altına düşebilir. Zemin seviyesindeki sıcaklık bile 100°C’yi aşarak müdahaleyi zorlaştırır.
Sprinkler sistemleri büyüme döneminde devreye girerse kontrol hala mümkündür. Sprinkler suyu, ısıyı absorbe ederek yayılmayı yavaşlatır. Söndürücü kullanan kişi, her zaman çıkışı arkasına almalı ve kaçış yolunu açık tutmalıdır.
Flashover sürecinin oluşumu

Flashover öncesi ortam şartları
Flashover, kontrolden çıkma dönemine geçişteki kritik dönüm noktasıdır. Tavan seviyesindeki sıcaklık 500-600°C aralığına yükseldiğinde bu noktaya yaklaşılır. Sıcak gaz katmanı radyant ısıyla tüm yüzeyleri piroliz sıcaklığına getirir.
Zemin seviyesinde ısı akısı 15-20 kW/m² değerine ulaştığında flashover kaçınılmaz hale gelir. Bu noktada bireysel müdahale artık mümkün değildir. Söndürücülerle yapılan girişimler başarısız kalır ve tahliye tek seçenek haline gelir.
Kapalı alanlarda ani parlama etkisi
Flashover anında, odadaki tüm yanıcı malzemeler eşzamanlı olarak alev alır. Geçiş süresi saniyelerle ölçülür. Sıcaklık ani bir sıçramayla 800-1000°C seviyelerine çıkar ve tüm hacim alevlerle kaplanır.
Ani parlama, kontrolden çıkma evresinin başlangıcını işaret eder. Flashover sonrası odada bulunan herhangi bir kişinin hayatta kalma şansı yoktur. Güvenlik eğitimlerinde yangın aşamalarının bilinmesi ve flashover öncesi tahliye vurgulanır.
Tam gelişmiş yangın aşaması

Maksimum ısı ve yanma şiddeti
Tam gelişmiş dönem, kontrolden çıkma evresinin en şiddetli kısmını temsil eder. Ortam sıcaklığı 900-1100°C aralığında seyreder. Yanma hızı, artık madde miktarıyla değil oksijen girişiyle sınırlanır. Havalandırma kontrollü yanma adı verilen bu durumda oksijen miktarı belirleyici faktördür.
Isı salınımı megawatt seviyelerine ulaşır. Bir standart ofis odasında tam gelişmiş durumda 5-10 MW güç üretilebilir. Bu evrede yalnızca profesyonel itfaiye ekipleri müdahale edebilir ve öncelik yayılmayı önlemektir.
Yapısal elemanlar üzerindeki etkiler
Çelik, 550°C civarında dayanımının %50’sini kaybeder. Betonarme elemanlarda donatı çeliği benzer sıcaklıklarda akma noktasına yaklaşır. Yangına dayanıklı kapılar ve bölmeler kompartıman bütünlüğünü korumak için tasarlanmıştır.
Ahşap kirişler dakikada yaklaşık 0,6-0,8 mm hızla kömürleşir. Yapısal hesaplamalarda taşıyıcı elemanların dayanım süresini belirlemek için bu değer kullanılır. Korumasız çelik elemanlar tam gelişmiş durumda 15-20 dakika içinde göçebilir.
Yangının sönme aşaması

Yanıcı maddelerin azalması
Sönme dönemi, mevcut yanıcı malzemelerin büyük bölümünün tükenmesiyle başlar. Alev boyutu ve şiddeti kademeli olarak azalır. Isı salınımı düşer ancak ortam hala tehlikeli sıcaklıklardadır.
Geçiş süreci, büyüklüğe bağlı olarak dakikalardan saatlere kadar değişebilir. Büyük depo olayları günlerce sönme döneminde kalabilir. Kontrollü soğutma yapısal hasarı minimize etmek için önemlidir.
Isı düşüşü ve soğuma süreci
Sıcaklık yavaş yavaş düşerken yapısal elemanlar termal strese maruz kalmaya devam eder. Ani soğutma, özellikle betonda çatlama ve parçalanmaya neden olabilir. İtfaiye müdahalesinde kontrollü soğutma tercih edilir.
Soğuma sürecinde gizli ısı cepleri kalabilir. Duvar boşlukları, tavan araları ve izolasyon malzemeleri içinde için için yanan bölgeler, saatler sonra yeniden alevlenebilir.
Yangın sırasında ortaya çıkan tehlikeler

Zehirli gaz ve yoğun duman oluşumu
Duman, karbon monoksit başta olmak üzere onlarca zehirli bileşen içerir. Karbon monoksit renksiz ve kokusuzdur; hemoglobine oksijenden 200 kat daha güçlü bağlanır. 1000 ppm konsantrasyonda birkaç dakikada bilinç kaybına yol açar.
Modern binalarda kullanılan sentetik malzemeler, yanma sırasında hidrojen siyanür, fosgen ve akrolein gibi son derece tehlikeli gazlar üretir. Yangın aşamalarının tamamında duman solunumundan kaçınmak hayatta kalmanın temel kuralıdır.
Görüş kaybı ve tahliye zorlukları
Yoğun duman, görüş mesafesini santimetre seviyesine düşürebilir. İnsanlar defalarca geçtikleri koridorlarda bile yönlerini kaybeder. Aydınlatılmış çıkış işaretleri, duman içinde görünmez hale gelir.
Yer seviyesinde duman yoğunluğu göreceli olarak düşüktür. Tahliye sırasında eğilerek hareket etmek önerilir. Kapıların kapalı tutulması duman yayılımını önemli ölçüde geciktirir.
Yangın sonrası devam eden riskler

Yeniden tutuşma ihtimali
Söndürülmüş görünen durumlar, yeniden alevlenme riski taşır. İçten için yanan malzemeler, yeterli havalandırma sağlandığında tekrar alev alabilir. Enkazın karıştırılması, oksijen girişini artırarak bu riski yükseltir.
İtfaiye ekipleri, söndürme sonrası termal kameralarla sıcak noktaları tespit eder. 24-48 saat boyunca bölgenin izlenmesi standart protokoldür.
Ortamda kalan ısı ve gazlar
Söndükten sonra bile yapı elemanları yüksek sıcaklıkta kalabilir. Duvarlar ve döşemeler saatler boyunca ısı yaymaya devam eder. Korumasız temas yanıklara neden olur.
Kapalı alanlarda biriken zehirli gazlar, söndürme sonrasında da tehlike oluşturur. Uygun havalandırma sağlanmadan alana girmek, zehirlenme riskini beraberinde getirir. Solunum koruma ekipmanı kullanılmadan tehlike alanına girilmemelidir.
Yangın gelişim sürecini anlamak doğru müdahale kararlarının temelidir. Başlangıç döneminde söndürücüyle müdahale mümkünken, kontrolden çıkma aşamasında tahliye zorunludur. Yangın aşamalarını bilen bireyler tehlike anında bilinçli hareket ederek hem kendilerini hem de çevrelerindeki insanları koruyabilir.



